BAŞKAN SÖZEN’E SOĞUK HAVADA SICAK İLGİ

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, halkla buluşma gezileri kapsamında Odaönü, Karakaya ve Boztepe Mahalleleri’ni ziyaret etti.

Soğuk havaya rağmen, mahalle meydanlarını dolduran vatandaşların, Başkan Şükrü Sözen’e gösterdiği sıcak ilgi dikkatlerden kaçmadı.Başkan Sözen, hafta sonu da devam ettiği halk buluşmaları kapsamında Odaönü, Karakaya ve Boztepe Mahalleleri’nde halkla kucaklaştı. Mahalleliler Başkan Sözen’i, soğuk havaya karşın güler yüzle ve sıcacık bir şekilde ağırladı. Genç, yaşlı, kadın, çocuk herkesle tek tek sohbet eden Sözen, vatandaşların istek ve dileklerini de geri çevirmedi. Mahalle Muhtarları ile de sorunların çözümü noktasında istişare yapan Başkan Sözen’e, eşi Hatice Sözen, CHP İlçe Başkanı Aliye Coşar, CHP kadın kolları, gençlik kolları, partililer ve ilçe seçim komitesi üyeleri eşlik etti. Başkan Sözen gittiği her mahallede, büyük bir sevgi ve ilgiyle karşılandı. Sözen, mahalle ziyaretlerinde yaptığı konuşmalarda şu ifadeleri kullandı;

HİÇ BİR ZAMAN MAKAM ODASINDA

KEYİF ÇATAN BİRİ OLMADIM

“Öncelikle bu soğukta sizleri üşüttüğüm için, helallik istiyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum. Kendimi bu köylerin parçası olarak hissediyorum. Gururla ifade ediyorum ki, Odaönü’nde, Boztepe’de, Karakaya’da, Yalçıbidi’nde akrabalıklarım var. Ben buranın çocuğuyum, buranın evladıyım. Sizlerin bir parçası olmaktan her zaman mutlu oldum, gurur duydum. Sizin için 24 saat çalışan, gecesini gündüzüne katan bir kardeşinizim. Yeni yasayla Manavgat büyüdü. Böylesine dev bir havzaya hizmet etmek oldukça zor. Yazın 1 milyon nüfusa kadar ulaşıyoruz. Belediyenin de dev bir bütçesi, 40 müdürlüğü, 2 bin 200 çalışanı var. Böyle bir yapıyı idame ettirebilmek, topluma layık olduğu, hak ettiği hizmeti verebilmek yoğun çalışma gerektiriyor. Sokakta, mahallelerimizde insanlarımızla bir arada olmaktan mutluluk duyan bir insanım. Hiçbir zaman korumayla gezen bir insan olmadım. Hiçbir zaman kapısını kapatıp, o makam odasında veya otellerde keyif çatan, bir insan olmadım, olmayacağım. Otellere program olmadan, resmi davetler olmadan asla gitmiyorum. Bütün gücüm, bütün inancım, bütün gayretim çalışmak. Yoğun çalışma tempomuzda sizlerle sık sık biraraya gelemesek de gönlümüz, kalbimiz bir. Belediyemizin bütün birimleri sizler için çalışıyor.

ATALARIMIZ BU GÖREVİN

İBADET OLDUĞUNU ÖĞRETTİ

Bize verilen oylara, bana duyulan güvene layık olmaya çalıştım bugüne kadar. Sorunlarımız çok fazla var. Yaşım itibariyle Manavgat merkezin 6 bin nüfuslu hallerini hatırlıyorum. Bugün Manavgat dev bir şehir. Büyüdüğü kadar, sorunları da büyüdü, idare etmesi de zorlaştı. Heyecan gerektiriyor, inanç gerektiriyor, hırs gerektiriyor, mücadele gerektiriyor ve bu görevi ibadet gibi görme duygusu gerektiriyor. Ben daha önce geldiğimde de ifade ettim. Bu görev benim için olmazsa olmaz bir görev değil. Neden bu görevi zorluyorum? Atalarımız bu görevi bana ibadet diye öğrettiği için. O mantıkla, bu toplumun imkanlarının, şartlarının, koşullarının küçücük evlatların bile hakkı olduğunu bilerek bu görevi taşımaya gayret ediyorum.

TOPLUMUN HAKLARINI

BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKMEDİM

10 yılda hiçbir şey yapamamışsam, bu toplumun haklarını asla bir yerlere, şirketlere, dev holdinglere asla peşkeş çekmedim ve hep bunun karşısında duruş koydum, mücadele verdim. Herkes Belediye Başkanı olacağım diyebilir, saygıyla karşılarım ama inanın herkesin 10 kere düşünmesi gereken bir görev. O kapıyı üstünüze kapattığınız zaman nasıl bir sorumluluk altında olduğunuzu anca o kapının arkasında fark edebiliyorsunuz. Dışarıda her şey tozpembe. Manavgat Belediye Başkanı saat mevhumu gözetmeksizin çalışmak zorundadır. Kendin yetiştiren bir sürü müdüre, başkan yardımcısına, şefe yön vermek zorundadır, projeler ürettirmek zorundadır, büyük ekonomiyi ayakta tutmak zorundadır. Kentin beklentilerine, layık olduğu şekilde cevap verebilecek hayal dünyası, ufku olmak zorundadır.

BÜYÜKŞEHİR YASASI KONUSUNDA HAKLI ÇIKTIK

Cesaret edenlerden Allah razı olsun, herkesin ‘ben de varım’ diyemeyeceği kadar ağır bir sorumluluk. Bu kentin kaybettiği 5 yıllar kolay geri gelmiyor. Ben 10 yılda kendimi yetiştirdiğim kanaatindeyim ve birçok zorlukla kendimi yetiştirdim. 10 yılın ardından, bu birikimle, inancımla bir 5 yıl daha 106 mahalle olan Manavgat’ımızın hizmetinde olma ihtiyacı hissediyorum. Takdir edersiniz 5 yıl önce de huzurunuzdaydık. 5 yıl önce yine sizin huzurunuzda bir Büyükşehir yasasından bahsetmiştim. O zaman bu yasa bize uygun değil, bu yasaya hazırlıklı değiliz, bu yasa bize sıkıntı, dert, sorun getirecek, sağlıklı düşünülmeden yürürlüğe konan bir yasa demiştim. Haklı olduğum ortaya çıktı arkadaşlar. Büyükşehir Yasası ile ilgili sıkıntılar yaşandı.

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK YATIRIM

YAPAN İLK 15 BELEDİYESİNDEN BİRİYİZ

Hiçbir muhtarım bana diyemez ki, ‘beni siyasi görüşümle değerlendirdi, benim köyüme hizmet vermedi, bana randevu vermedi, telefonuma çıkmadı.’ Hiçbir muhtarıma ben siyasi gözle bakmadım, çünkü o yetkiyi bana veren sizsiniz. Bana o yetkiyi veren yapıları, aileleri, insanları cezalandırma hakkı asla bende olmamalı, bunu Allah affetmez. Manavgat Belediyesi, bütün mahallelere gücü nispetinde, en zor koşullarda yatırım yaptı. İddia ediyorum, Türkiye’nin en çok yatırım yapan, İller Bankası istatistiklerinde de kayıtlıdır, ilk 15 belediyenin içindedir Manavgat Belediyesi. Bunu bütün imkansızlıklarla yapmaya çalıştık. Bizim enerjimiz bu değil, heyecanımız bu değil. Bizim birikimimizin getirisi bu değil. Çok daha fazla yatırım yapabilecek, çok daha toplumu mutlu edebilecek projeleri üretebilecek bilgi ve deneyimimiz oldu. Yeter ki bize fırsat verilsin, yeter ki önümüz kesilmesin.

AZ PARAYLA DEVASA İŞLER YAPTIK

Manavgat Belediyesi’nin en büyük geliri neydi, 5 yıl boyunca bir tek zam yapmadığım su geliriydi, aldılar. Hal geliri, aldılar. Terminal geliri, aldılar. Mezbaha geliri, aldılar. Ana caddedeki ilan, reklam gelirlerini, aldılar. Ama ona rağmen Manavgat’ta devasa işler yaptık. Diyorlar ki, bugün de dahil yarın da gelecekler yine size aynı şeyi söyleyecekler. Hiç kimseyi düşman gibi görmüyorum. İnsanların siyasi düşüncelerine saygı duyuyorum. Yerel seçimleri, genel seçimlerden farklı tutmak zorundayız. Yerel seçimler kentlere, mahallelere, şehirlere katkı yapabilecek heyecanlı, dinamik, enerjisi olan, kendi cebini düşünmeden toplumun menfaatini düşünen, hatta çoluk çocuğunun nafakasını harcayabilecek insanlara, ekiplere, görev verme sürecidir.

KENDİ EKMEĞİMİZİ TAŞTAN ÇIKARDIK

Bu memleket bizi adam etti, bize ekmek verdi. Burada yaşayan, buraya yerleşen insanlarımız, dostlarımız bu memlekete değer kattı. Biz de onlara bir şeyler vermeliyiz duygusuydu bizi bu noktaya getiren. Hep iddia ettiğim şey, bizim enerjimiz bu değil, heyecanımız bu değil. İmkanlarımız bu kadar kısılmasaydı, gelirlerimiz yok edilmeseydi, sizlerin de dahil alabileceğiniz hizmet on katı olacaktı. Ama biz kendi ekmeğimizi taştan çıkarırız.

MÜSLÜMANLIKTA CEZALANDIRMAK YOKTUR

Bugün aynı politikayı yapmaya çalışıyorlar, “Sizleri iktidarla buluşturalım” diyorlar. Sorarım o zaman bu arkadaşlara, soracağım da; Manavgat Belediyesi düşman mevzii mi ? Elimde imkan varsa, neden iktidarda olmak mecburiyetim var ? Ben de Türk vatandaşıyım, ben de bu toplumun bir evladıyım, ben de bu topluma hizmet etmek istiyorum. Orası kimseye ait değil, Oraya oturan insanlar da bu toplumun oylarıyla oturdu. Müslümanlıkta asla cezalandırmak yoktur. Toplum karar verir, bu karara herkes saygı göstermek zorundadır.

GERÇEK İTTİFAK GÖNÜLLERDEDİR

İttifak konuları var gündemde. Ben asla bunlara gönülden inanmıyorum. Gerçek ittifakın insanın gönlünde olacağına inanıyorum. En tepelere oturup da biz ittifak yapıyoruz demekle olmuyor. Herkesin siyaseti genel seçimde kendinindir ama, yerel seçimlerde kimsenin sizi zorlamasına izin vermeyin. Yine geldik, 3 ay sonra bir yerel seçime. Manavgat’ın önünde yine yapılacak çok iş var. Yaşadığım zorluklardan hırslandım, bana sahip çıktılar duygusuydu beni 3. dönem göreve getiren. Kentimdeki kadınlarımızı önemsiyorum. Kadınlarımızla ilgili projelerimizi bu dönem arttırdık, önümüzdeki dönem de artarak devam edecek. Her zaman yol haritamız Atatürk’ün bize bıraktığı o büyük değerler oldu, bayrağımız oldu. Atalarımızın bu ülke için kana sahip çıkmak, saygı duymak oldu. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü sonuna kadar savunmaya çalıştık. Sokaklarda eli bayraklı, meşaleli gezdik. Atatürk’ün adının söylenmeye korkulduğu bu dönemde biz adını dilimizden hiç düşürmedik. Ben hepinizden tekrar helallik istiyorum bu soğukta ev sahipliği yaptığınız için”

7K4A17367K4A17247K4A17227K4A17157K4A17137K4A17097K4A17077K4A16967K4A16897K4A16777K4A16177K4A16127K4A16097K4A15007K4A14907K4A14837K4A14827K4A11947K4A114467-1 (2)5-154-137-1 (4)